!!!!!!!!!!!!!!!!!
Bütün şiirlerimi, çok sevdiğim ve saydığım Değerli Hocam Ressam Yavuz Seçkin'e sunmak istiyorum.
Hürmetler Sayın Hocam...
3 Eylül 2008 Çarşamba
Yaratıcılık problemin tanımlanması aşamasında başlar. Tasarım bir nevi matematiksel formulasyondur. Düşüncenin formulasyonudur. Sınırsız edinimlerin, düşüncenin ve hatta bilinçaltının sistematize edildiği düşünsel organizasyondur. “Düş”ün gerçekle karşılaşacağı noktada, sınırların form-fonksiyon ilişkisi dahilinde belirlendiği, etkileşim içinde olacağı çevre şartlarıyla çerçevelendiği süreçte tasarım var olur. Düşünmek sonsuzlaşmaktır. Sonsuzluğun bilinciyle yaratı edinimini kazandırmak, diyalektik düşünmeyi, yani Yavuz Seçkin’in deyimiyle “düşünmeyi düşünmeyi” öğreterek mümkün olabilir. Diyalektik düşünce farklı bilimler veya disiplinler arasında analojiler yapabilme ve bilgi transferini gerçekleştirebilme edimini kazandırır ki bu da tasarıma çok geniş bir perspektiften bakabilmeyi sağlamaktadır. Böylelikle tasarımcı daha tasarım probleminin tanımlanması aşamasında bile kendine yön verecek olan hamleleri belirlerken, daha geniş bir bakış açısı ile çözüm stratejilerini ve bu stratejilere hakimiyetini de belirlemektedir. Yavuz Seçkin’in “problematik” diye isimlendirdiği problem tanımlama aşamasının çok önemli olduğunu düşünmesinin nedeni, tasarımcının bakış noktalarını, eğilimlerini ve özgün karakterini belirleyen ipuçlarının daha bu aşamada filizleniyor olmasındandır.
Yavuz Seçkin’in düşünme biçimi, sadece düşüncede değildir, onun yaşam biçimiyle de örtüşmektedir. Onun engin düşüncesi yaşamın en ince ayrıntısında değer kazanır ki, bu da düşünce ile eylemin eşzamanlı olması, örtüşmesi yani kişisel bütünlüğün sağlanması demektir. Tasarım bir yaşam biçimidir. Hayatın kendisidir. Hayat her an yaptığımız tasarımlarla doludur. Kimisi düşüncede kalır, kimi eylemdir, kimi ise maddeleşir. Tasarım müziktir. Resimdir. Az sonra söyleyeceğim cümledir tasarım. İyi bir tasarımcı bu yüzden her şeyden önce kendisi ile bütünleşmelidir. Kendi hayatını iyi tasarlıyor olabilmelidir. İçselleştirilmiş izler verir ipuçlarını, iyi bir tasarımcının hayata ve tasarıma nasıl baktığının ve ötesinde nasıl gördüğünün. Yavuz Seçkin’in eğitim sistemi bu nedenle hayatın bütününü kapsar ve öncelikle kendisi davranış ve yaşam biçimi ile örnek olmayı ilke edinmiştir. Bu eğitim sistemini iletişim biçimlerinin önemini vurgulayarak gerçekleştirmesi onun en önemli özelliklerindendir. Tasarım dört duvar arasında aktarılabilecek, öğretilebilecek bir kavram değildir onun sistemine göre. Kültürel değerleri ve bu değerlerin yansımalarını tarihin ışığında anlatmak ve farklı etkileşimleri neden-sonuç ilişkisi içinde felsefi düşünce ile değerlendirmek ve sorgulayıcı bir bakış açısı kazandırmak önemlidir. Çünkü farklılıklar benzerliklerin anlaşılmasından doğar ve tasarımcı kimliği açısından farklılık öncelikle düşünsel ve felsefi boyutta oluşturulabilir.
Kendi matematiği
Dahilinde vardır insan
İçindeki kendini
Ortaya koyma biçimidir zaman
Başkalaşır insan
Düşününce her an
Yavuz Seçkin’in düşünme biçimi, sadece düşüncede değildir, onun yaşam biçimiyle de örtüşmektedir. Onun engin düşüncesi yaşamın en ince ayrıntısında değer kazanır ki, bu da düşünce ile eylemin eşzamanlı olması, örtüşmesi yani kişisel bütünlüğün sağlanması demektir. Tasarım bir yaşam biçimidir. Hayatın kendisidir. Hayat her an yaptığımız tasarımlarla doludur. Kimisi düşüncede kalır, kimi eylemdir, kimi ise maddeleşir. Tasarım müziktir. Resimdir. Az sonra söyleyeceğim cümledir tasarım. İyi bir tasarımcı bu yüzden her şeyden önce kendisi ile bütünleşmelidir. Kendi hayatını iyi tasarlıyor olabilmelidir. İçselleştirilmiş izler verir ipuçlarını, iyi bir tasarımcının hayata ve tasarıma nasıl baktığının ve ötesinde nasıl gördüğünün. Yavuz Seçkin’in eğitim sistemi bu nedenle hayatın bütününü kapsar ve öncelikle kendisi davranış ve yaşam biçimi ile örnek olmayı ilke edinmiştir. Bu eğitim sistemini iletişim biçimlerinin önemini vurgulayarak gerçekleştirmesi onun en önemli özelliklerindendir. Tasarım dört duvar arasında aktarılabilecek, öğretilebilecek bir kavram değildir onun sistemine göre. Kültürel değerleri ve bu değerlerin yansımalarını tarihin ışığında anlatmak ve farklı etkileşimleri neden-sonuç ilişkisi içinde felsefi düşünce ile değerlendirmek ve sorgulayıcı bir bakış açısı kazandırmak önemlidir. Çünkü farklılıklar benzerliklerin anlaşılmasından doğar ve tasarımcı kimliği açısından farklılık öncelikle düşünsel ve felsefi boyutta oluşturulabilir.
Kendi matematiği
Dahilinde vardır insan
İçindeki kendini
Ortaya koyma biçimidir zaman
Başkalaşır insan
Düşününce her an
28 Ağustos 2008 Perşembe
27 Ağustos 2008 Çarşamba
26 Ağustos 2008 Salı
15 Ağustos 2008 Cuma
SESSİZLİĞİN DUYUMSAMASI
Sırlar kumsalındaki ayak izleri
Bilinmezin geçtiği
Sular henüz silememiş hani
Ulaşamamış rüzgar da belki
Yağmur yağsa da sanki
Silinemeyecekmiş ayak izleri
Sırlar ülkesinden kaçmış biri
Gökler ismini fısıldamış gibi
Bir bilinmezin peşinden
Duyumsamış sesleri
Ya kendini
Kendini mi götürüyormuş
Kendine mi gidiyormuş
Sırlar kumsalındaki
Ayak izleri
Bilinmezin sesleri...
Sırlar kumsalındaki ayak izleri
Bilinmezin geçtiği
Sular henüz silememiş hani
Ulaşamamış rüzgar da belki
Yağmur yağsa da sanki
Silinemeyecekmiş ayak izleri
Sırlar ülkesinden kaçmış biri
Gökler ismini fısıldamış gibi
Bir bilinmezin peşinden
Duyumsamış sesleri
Ya kendini
Kendini mi götürüyormuş
Kendine mi gidiyormuş
Sırlar kumsalındaki
Ayak izleri
Bilinmezin sesleri...
Ben umarsız gökyüzüyüm
Düşümle boyarım maviyi
Sonsuza uçarım uçsuzluğumca
Dururum her noktasında hayalin
Hareketsizliğimce uçarım
Uçarım! Zaman tünelinden geçerim
Dururum her noktasında zamanın
Bitimsiz uzunluğunca giderim
Sonsuza giderim...
Ben yıldızlarım, yıldız beni bırakmaz
Biri beni bırakır
Biri beni bırakmaz
Noktaları birleştirir
Sonsuzluğu çizerim
Uçarım hayalimde ben
Sonsuzluğa giderim...
Düşümle boyarım maviyi
Sonsuza uçarım uçsuzluğumca
Dururum her noktasında hayalin
Hareketsizliğimce uçarım
Uçarım! Zaman tünelinden geçerim
Dururum her noktasında zamanın
Bitimsiz uzunluğunca giderim
Sonsuza giderim...
Ben yıldızlarım, yıldız beni bırakmaz
Biri beni bırakır
Biri beni bırakmaz
Noktaları birleştirir
Sonsuzluğu çizerim
Uçarım hayalimde ben
Sonsuzluğa giderim...
Suyun içinde ateş var...
Çelişkisi bizlerin!
Susuzluğunca denizlerin
Sonsuzluğunca tanelerin
Sessizliğince gecelerin
Suyun içinde ateş var...
Ateş gizildir suyun özünde
Su gibi görünür insan gözünde
Sessizliği bozulunca
Duyulunca tınısı
Yaşamsal senfoninin içinde
Yaşamda görünür binbir biçimde
Öyle ki ateş var suyun içinde...
Çelişkisi bizlerin!
Susuzluğunca denizlerin
Sonsuzluğunca tanelerin
Sessizliğince gecelerin
Suyun içinde ateş var...
Ateş gizildir suyun özünde
Su gibi görünür insan gözünde
Sessizliği bozulunca
Duyulunca tınısı
Yaşamsal senfoninin içinde
Yaşamda görünür binbir biçimde
Öyle ki ateş var suyun içinde...
Zamansızlıkta uzanımı yokluksa bedenin
Sonsuzlukta varlığı düşündedir
Düşünde varlığı tanımsızlıksa
Hiçliğin bilinmezliğinde
Varlığının nedeni kendi özündedir
Düşüncenin varlığınca soyut
Hareketince somut görünümdedir
Birlikteliği eritir negatifi
Ne vardır, ne yoktur (!)
Görünümle özdeştir
Kesinlikten yoksun olsa da
Hiçliğin merkezinde
İçkin düşüncenin
En yalın formuyla
En dolaysız yerindedir...
Sonsuzlukta varlığı düşündedir
Düşünde varlığı tanımsızlıksa
Hiçliğin bilinmezliğinde
Varlığının nedeni kendi özündedir
Düşüncenin varlığınca soyut
Hareketince somut görünümdedir
Birlikteliği eritir negatifi
Ne vardır, ne yoktur (!)
Görünümle özdeştir
Kesinlikten yoksun olsa da
Hiçliğin merkezinde
İçkin düşüncenin
En yalın formuyla
En dolaysız yerindedir...
Koca bir devinimin içinde
Hızla dönen bir çarkta
Vicdan durur odakta
Bedensizleşir insan
Hiçliğe ulaşmakla
Merkeze koşmaksa hayallerimiz
Hızla dönen bir çarkta
Vicdan durur odakta
Bedensizleşir insan
Hiçliğe ulaşmakla
Merkeze koşmaksa hayallerimiz
Varolmaktan başka
Daralan halkalarda
Ulaşmaksa kendine
Ve ebedileşmekse aşkla...
Bizi çeken bu güç ne
Ya daralan bu halka?
Ya daralan bu halka?
Savrulurken bedenlerimiz
Ve dönerken hızla bu çarkla...
Ve dönerken hızla bu çarkla...
Al paletini eline
Doldur içine
Doldur içine renklerini
Önce kendini
Koy kendi rengini
Sonra yıldızları
Işık ışık koy renklerini
Dünyayı koy içine
Deniz deniz
Dalga dalga
Toprak toprak koy rengini
Gökyüzünü koy mavi mavi
Koy içine çiçekleri
Zamanın rengini koy
Düşlerini düşüncelerini
Herşeyden önemlisi
Sevgini
Sevginin ebedi rengini...
Doldur içine
Doldur içine renklerini
Önce kendini
Koy kendi rengini
Sonra yıldızları
Işık ışık koy renklerini
Dünyayı koy içine
Deniz deniz
Dalga dalga
Toprak toprak koy rengini
Gökyüzünü koy mavi mavi
Koy içine çiçekleri
Zamanın rengini koy
Düşlerini düşüncelerini
Herşeyden önemlisi
Sevgini
Sevginin ebedi rengini...
Bu düzenin biçimselliği
Sayı ve uzanım denli
İlişkilerin güzelliği
Anlayamamaktır nedenini
Baktığım yer sır dolu
Baktığım yer dünya bedeli
İçselleştirmiş ebediyetini...
Her nokta kendi anlamıyla
Kurmuş kendi sebebiyetini...
Baktığım yer sır dolu
Sırlarla dolu bir bilinmez yolu
Sayı ve uzanım denli
Asırlarla dolu bilinmezin sonu...
Sayı ve uzanım denli
İlişkilerin güzelliği
Anlayamamaktır nedenini
Baktığım yer sır dolu
Baktığım yer dünya bedeli
İçselleştirmiş ebediyetini...
Her nokta kendi anlamıyla
Kurmuş kendi sebebiyetini...
Baktığım yer sır dolu
Sırlarla dolu bir bilinmez yolu
Sayı ve uzanım denli
Asırlarla dolu bilinmezin sonu...
Caddeler bomboş şimdi
Sade bir hayatın dinginliği
Yalnızlığın sevimsiz izleri
Görülmeyen, sezilmeyen birşeyler var
Umudun imgeleri
Kör oldu bu şehrin gözleri..
Caddeleri gölgeler kaplamış
Senin gölgen yansıttığın ışıklar
Ayak seslerin melodiler
Nefesin şarkının sözleri
Taş döşemelerin arasından sızmış
Bembeyaz bir çiçek gibi
Çiçeği görememiş
Kör olmuş bu şehrin gözleri
Caddeler bir tek seninmiş gibi
Sanki beyaz çiçekler tek sana
Tek sana açarmış gibi
Öylesine şiirsin ki
Ben sana açan
Bembeyaz çiçekler gibi
Caddelerde bekler gibi
Öylesine seviyorum seni..
Sade bir hayatın dinginliği
Yalnızlığın sevimsiz izleri
Görülmeyen, sezilmeyen birşeyler var
Umudun imgeleri
Kör oldu bu şehrin gözleri..
Caddeleri gölgeler kaplamış
Senin gölgen yansıttığın ışıklar
Ayak seslerin melodiler
Nefesin şarkının sözleri
Taş döşemelerin arasından sızmış
Bembeyaz bir çiçek gibi
Çiçeği görememiş
Kör olmuş bu şehrin gözleri
Caddeler bir tek seninmiş gibi
Sanki beyaz çiçekler tek sana
Tek sana açarmış gibi
Öylesine şiirsin ki
Ben sana açan
Bembeyaz çiçekler gibi
Caddelerde bekler gibi
Öylesine seviyorum seni..
Evrenin sessizliği ile yıkanmış tüm çiçekler
Bir buket olarak sunmuş evrene dünya kendini
Güneşin ışınlarından almış sevgi renklerini
Sevgi süslemiş, umut süslemiş şairin dizelerini
Evrenin karanlığı ile yıkanmış tüm geceler
Zaman tünelinin bitimsiz uzunluğunun gizemi
Sahiplenmiş dünya, noktası sanmış kendini
Ve noktası kalmış, geçememiş zaman tünelini
Ne zamanın, ne sonsuzluğun, ne de çiçeklerin
Farkına mı varmış, yoksa hepsini kendi mi yaratmış
Anlayamamış sebebini...
Bir buket olarak sunmuş evrene dünya kendini
Güneşin ışınlarından almış sevgi renklerini
Sevgi süslemiş, umut süslemiş şairin dizelerini
Evrenin karanlığı ile yıkanmış tüm geceler
Zaman tünelinin bitimsiz uzunluğunun gizemi
Sahiplenmiş dünya, noktası sanmış kendini
Ve noktası kalmış, geçememiş zaman tünelini
Ne zamanın, ne sonsuzluğun, ne de çiçeklerin
Farkına mı varmış, yoksa hepsini kendi mi yaratmış
Anlayamamış sebebini...
Bizim içindir felaket denilen
Evren için uyuşmazlıktan öte değil
iyiliğin bitimsel olmadığı
Evreni içine sindirmiş
Biri için hiç değil
Birbirine zincirlenmiş
Nedenlerin
Sonsuzluğu içinde
Sonsuz küçük olmanın
Verdiği huzur mu
Çaresizlik mi
Bilinmez ama
Yine de felaket denilen
Noktasallığını içine işlemiş
Bitimsizliği içkinleştirmiş
Biri için hiç değil!
Evren için uyuşmazlıktan öte değil
iyiliğin bitimsel olmadığı
Evreni içine sindirmiş
Biri için hiç değil
Birbirine zincirlenmiş
Nedenlerin
Sonsuzluğu içinde
Sonsuz küçük olmanın
Verdiği huzur mu
Çaresizlik mi
Bilinmez ama
Yine de felaket denilen
Noktasallığını içine işlemiş
Bitimsizliği içkinleştirmiş
Biri için hiç değil!
Bilseydi içindekini
Yoklukla koşullanmış varlığın
İçindeki sonsuzluğu
Bilseydi
Aklın diktası altında
Düşündüğü geçmişi
Yarattığı yalan zamanın
Geleceğiyle ilinti kuran
Şimdiyi
Bilseydi evreni bilseydi!
Tanrının gördüğü biçimdeki
Ebedi
Zamansız bir bütünün
İçindeki yerini...
Bilseydi
Özgür olacağını
Yakaladığı an
Bütünün tek gerçekliğini...
Yoklukla koşullanmış varlığın
İçindeki sonsuzluğu
Bilseydi
Aklın diktası altında
Düşündüğü geçmişi
Yarattığı yalan zamanın
Geleceğiyle ilinti kuran
Şimdiyi
Bilseydi evreni bilseydi!
Tanrının gördüğü biçimdeki
Ebedi
Zamansız bir bütünün
İçindeki yerini...
Bilseydi
Özgür olacağını
Yakaladığı an
Bütünün tek gerçekliğini...
Kolay olsa
Kurtuluşu bulmak
Bu kadar kolay olsa
Kim savardı başından
Emek vermeden..
Ebedi varlığın
Yok etmek olsa özünde..
Varolur muydum
Düşünmem için..
Gözlerim gördüklerim
Bu kadar yakın olur muydu aklıma..
Yakın olur muydu
Düşüncelerim gördüklerime..
En güzel sevgi
Bilgi olmasa
Varolmayı hiçbir zaman bırakmayan yanımız
Olur muydu güç olmasa
Ulaşmak
Olağanüstü şeylere..
Tinimiz huzur bulur muydu
Varolmak olmasa
Daima...
Özgü Özkan
Kurtuluşu bulmak
Bu kadar kolay olsa
Kim savardı başından
Emek vermeden..
Ebedi varlığın
Yok etmek olsa özünde..
Varolur muydum
Düşünmem için..
Gözlerim gördüklerim
Bu kadar yakın olur muydu aklıma..
Yakın olur muydu
Düşüncelerim gördüklerime..
En güzel sevgi
Bilgi olmasa
Varolmayı hiçbir zaman bırakmayan yanımız
Olur muydu güç olmasa
Ulaşmak
Olağanüstü şeylere..
Tinimiz huzur bulur muydu
Varolmak olmasa
Daima...
Özgü Özkan
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
